5 stars

Alışveriş Yapan Müşterilerimizin Değerlendirmeleri

5.0 (10 Değerlendirme)
M
5 stars
Merve Sönmez 32 dakika önce
Müthiş bir krem herkese tavsiye ediyorum.
Satın Almış Müşteri
B
5 stars
Banu Pekcan 3 saat önce
Telomer tedavisi dünyada en çok tercih edilen ama zor bulunan bir tedavi yöntemi. Valensis bunu kolay bir hale getirdi teşekkür ederiz.
Satın Almış Müşteri
G
5 stars
Gökçe Işık 1 gün önce
Valensis +25 yaş üstünde herkesin kullanması gereken bir krem.
Satın Almış Müşteri
Z
5 stars
Zehra 2 gün önce
Sadece bir krem değil teknoloji içeren bir kerem...
Satın Almış Müşteri
%50 İNDİRİM

Kış Kampanyasını Kaçırmayın
Şimdi Sipariş Verin %50 indirimli satın alın

Lütfen Ürününüzü Seçiniz

VALENSIS® Shipment Details

Teslimat ve Fatura Bilgileri

Lütfen iletişim ve teslimat bilgilerinizi doğru girdiğinizden emin olunuz
Lütfen Adresinizi Detaylı ve Eksiksiz Olarak Yazınız
TE-24 Cilt kremi, cilt üzerinde kullanılmak üzere özel olarak tasarlanmıştır. Telomer biyolojisi alanındaki gelişmelere dayanarak, hücresel düzeyde fayda sağlar. TE-24, içindeki amino asit, mineral, vitamin ve organik yapı taşları, polisakkarit, flovanoid yoluyla cilt hücrelerini besleyen, renk dengesini sağlayan ve içindeki anti oksidasyonlar ile cilde zarar veren serbest radikalleri yok ederek astragalusun toplam etkileri ile cildinizi iyileştirmek için tasarlanmış yumuşatıcı bir kremdir.
TE-24 Çilt kreminin etken maddesi Astragalus Membraneceus adlı bitkinin toplam özütüdür.
Telemor tedavisinde kullanılan" Astragaloside IV" isimli bileşik Astragalus Membraneceus bitkisinin köklerinden elde edilmektedir.
Kolin, Betain, Triterpenoid, Saponin, Folik asit, Glukonik asit, Fenolik asit, Polisakkaritler, Kaliksin, Sükroz, Flavonoidler, Astragalin, Kaempferol, Formononektir, Çinko, diğer Amino asitler.
Yaşlanma karşıtıdır.
İltihap önleyicidir.
Kontrolsüz hücre çoğalmasını engeller. ( Kanser karşıtı)
Güneşin UV ışınlarına karşı cildi korur.
Antioksidandır. Cilde zarar veren serbest radikallerle savaşır.
Kılcal damarların geçirgenliğini düzenler.
Cildin nefes almasını sağlar.
Cilt lekelerine karşı savaşır.
Aknelerle mücadele eder.
Cilt enfeksiyonunu engeller.
Güneşin UV ışınlarına karşı cildi korur.
Deri sağlığını korur.
Kan dolaşımını düzenleyerek cilt hücrelerini besler.
Cildi yeniler.
DNA hasarını önler.
Kan yapar.
Eksikliğinde akne olur.
Eksikliğinde saçlar erkenden beyazlaşır.
Cilt sağlığını korur.
Kollajen ve elastin üretimini teşvik eder.
Yağ metabolizmasını düzgün çalıştırır.
Bağışıklık hücrelerini güçlendirir.
Hasarlı DNA hücrelerini onarır.
Hücrelerin yenilenmesini sağlayarak yaraları iyileştirir.
Cildi sıkılaştırır.
Cildi pürüzsüzleştirir.
Cilt kırışıklığını engeller.
Astragalus cilde sağlığını geri verir.
Sebum üretimini dengeler.
Oksijen salımını artırır.
Hücrelere kan akışını destekler.
Kollajen ve elastin üretimini teşvik eder.
Bağışıklık sistemini güçlendirir.
Cilt iltihabını engeller.
Antioksidan özelliğiyle serbest radikallerle savaşır.
Yaşlanmayı geçiktirir.
Kollajen; cilde yapısını, esnekliğini kazandıran proteindir.
Yaşlandıkca kollajen miktarı azalmaktadır.
Kollajen vücudun kendisini tamir mekanizmasını harekete geçirir.
Kollajen miktarı azaldıkca cilt kırışıklığı artar
Astragalus kök içerisinde bulunan amino asistler, saponinler, flovonoidler, iz mineralller… gibi 125 bileşiğin toplam etkisiyle cilt hücrelerine etki ederek anti-aging etki yaparak cilt hücrelerinin yenilenmesini sağlar. Kollajen üretimini teşvik ederek cilt hücrelerinin kendisini yenilemesini sağlar.
Cilt ılık su ile temizlenir, peşinden krem uygulaması yapılır
TE-24 cilt kremi bitkilerin özlerinden doğal olarak yapıldığı için hiçbir yan etkisi yoktur.
TE-24 temizlik ve nemlendirme arasında uygulanan günlük rejimin bir parçası olarak kullanılabilir. En iyi sonuçlar için TE-24 ® for Skin, temiz ve kuru bir cilde nazikçe masaj yapılmalıdır.
TE-24 ® for Skin en çok yüz ve ellerde kullanılır, ancak vücudun daha dengeli bir cilt tonu veya kırışıklık azaltma görmek istediğiniz herhangi bir yerine uygulanabilir.
Evet. TE-24 ® for Skin tüm cilt tipleri için uygundur.
Telomer her bir DNA sarmalının ucunda bulunan ve kromozomları koruyan parçalardır. Tıpkı ayakkabı bağcıklarının ucundaki plastik parçalara benzerler. Vücudumuzdaki tüm hücrelerdeki DNA sarmallarının ucunda bulunurlar. Her hücrede 23 kromozom çifti olduğundan, her hücrenin 92 telomeri vardır.

Hücrelerimiz bizi genç ve sağlıklı tutabilmek için her bölündüğünde, telomerler sürekli kısalır. Ayrıca telomer uzunluğu stres, sigara, obezite, egzersiz eksikliği, kötü beslenme alışkanlıklarının da katkısı ile daha da kısalırlar.

Embriyonun ilk başlangıçta telomer uzunluğu 15.000 BP (base pair-baz çift) olarak başlar. Anne rahminde o kadar hızlı bir hücre bölünmesi ve çoğalması yaşanır ki bebek doğduğunda telomer uzunluğu 10.000 BP’ye kadar düşmüştür. Genellikle yaşlandığımızda telomer uzunluğumuz 3.000-4.000 BP’ye kadar kısaldığında artık hücrelerimiz görev yapmayı bırakırlar. Tüm yaşamımız boyunca yaklaşık her biri 7.000 BP uzunluğunda telomerimiz vardır ve her yıl yaşam şekline bağlı olarak 50-200 BP/yıl kısalır.

Saç, cilt ve bağışıklık sistemindeki hücreler vücudun diğer bölgelerindeki hücrelere göre daha hızlı yenilendiklerinden telomerleri daha da hızlı kısalma eğilimdedir. Bu yüzden yaşlılık belirtileri dış görünümde daha hızlı belirgin hale gelmektedir.

Yaşlanmayı önlemek ve geri çevirmek binlerce yıldır insanlığın en büyük arzusudur. Böylece daha genç, sağlıklı ve uzun bir yaşamın olabileceğine inanılmıştır. Binlerce yıl gençlik pınarı arayışı ile insanlar umutlarını yaşatmışlardır. Acaba binlerce yıldır aranan gençlik pınarı hücrelerimizin tam içinde, DNA’nın uçlarında gizlenmiş olabilir mi? Bu sayede yaşlanmayı bir hastalık olarak tanımlayıp onu tedavi etmeye yaklaşmış olabilir miyiz? Bu soruların ikisine de telomer biyolojisi oldukça olumlu yaklaşımlar getiriyor. Telomer’lerin DNA’nın ucunda genetik bilgileri koruyan parçacıklar olduğu yıllardır bilinmekle beraber onların hücrelerin yaşam saatini tuttan yapılar olduğu ise oldukça yeni bir bilgidir. Hatta 2009 yılında telomer konulu çalışmalarıyla 3 bilim insanı bu ödülü evlerine götürmüşlerdir. Telomerler hücrenin kendisini her kopyalaması ile kısaldığı bilinmektedir. Ve telomerler kritik düzeyde kısaldıklarında artık hücrenin yaşamı için sona gelinmiş olduğu sinyali verilmiş olur. Ve bedenimizdeki telomerlerin büyük kısmı doğumdaki 10.000 birimden 4.000 birime kısaldığında yaşlanma sebebi ile hayatımız sona erer. Bu teoriye göre insanın 120 yıl yaşam süresi vardır ve Hayflick Limiti olarak bilinir. Ne varki bugüne dek sadece 2 kişi 120 yaşını aşabilmiştir. Genellikle insanlar 80 yaşlarına kadar yaşar ve son yılları da yaşlanma hastalıkları ile geçirirler. Bu durum temelde yanlış beslenme, hareketsizlik, stres, inançlar gibi bir çok kompleks sorundan kaynaklanmaktadır. Son yıllarda yaşlanma hastalıklarını tedavi etmek yerine yaşlanmanın kendisinin tedavi edilmesine yönelik yepyeni bir anlayış gelişmektedir. Telomerleri uzun tutmak, hatta yeniden uzatarak daha sağlıklı, genç ve uzun yaşam mümkün olacak gibi görünmektedir. Bu yüzden telomer tedavisi son zamanların gündemdeki reverse aging yaklaşımlarının başında gelmektedir.
Evet. Randomize plasebo kontrollü çalışmalarda Skin for TE-24 ® klinik olarak şu şekilde gösterilmiştir:

8 hafta sonra klinik öncesi hasarı azaltın

16 hafta sonra düzensiz pigmentasyonu azaltın
(Cilt rengini, deri hücreleri tarafından üretilen “melanin” pigmenti belirler. Bazen cilt rengini veren pigmentlerde sorunlar oluşabilir ve cildin bir bölgesi çok fazla melanin üreterek rengini koyulaştırır. Bunun tersi durumlarda da cildin bir bölümünde hiç melanin üretilmeyince cilt beyazlaşır. Buna ciltte pigmentasyon bozukluğu denir.)

16 hafta sonra kollajen seviyelerini artırın
(Kolajen, bağ dokusu ve kemiklerin esas maddesi. Dolayısıyla bedenimizin de temel desteği. Eklemlerimiz, kemiklerimiz, kas ve kirişlerimiz için vazgeçilmez, çok özel bir madde. Derimiz içinse ayrıcalıklı bir molekül. Cilde güç, kuvvet, dayanıklılık, esneklik ve sıkılık veriyor. Vücudumuz kendi kolajenini kendi üretiyor. Ne var ki bizimle birlikte “yaş aldıkça” cilt de kolajen üretimini azaltıyor. Hele bir de üretimde kullandığı hammaddeleri yeterince bulamazsa kolajen rezervi daha da azalıyor. Bu da cildin gevşeyip sarkması, kırışıp buruşması yani kötü yaşlanması anlamına geliyor. Peki, çare ne? Çare biraz sınırlı da olsa yine de var: Ek kolajen veya kolajen hammaddesi GAG (Glikozaminoglikanlar) kazanmak! Besin desteği endüstrisinin son yıllardaki en önemli uğraşlarından biri kaliteli kolajen destekleri üretmek. Farklı kaynaklardan elde ettikleri kolajenlerle onlar da soruna çare arıyorlar.)

16 hafta sonra cildin erken yaşlanmasıyla ilişkili iltihabı azaltın
(Cildin temel görevlerinden biri başta serbest radikaller olmak üzere, dışarıdan gelen zararlı etkenlere karşı iç organları ve kendini etkili bir şekilde korumasıdır. Fakat yaşlandıkça cildin hücre DNA’larına, proteinlerine ve cilt bariyerine zarar veren serbest radikalleri işlevsiz hale getirme yeteneği kayba uğrar. Serbest radikallerle ciltte doğal olarak üretilen antioksidanlar arasındaki hassas denge bozulur; serbest radikal sayısı onları etkisiz hale getiren antioksidanların önüne geçer. Böylece cildin erken yaşlanmasında, hiperpigmentasyonda, egzama ve akne gibi iltihaplı durumların tetiklenmesinde rol oynayan oksidatif stres ve yanı sıra cilt kanserleri durumları görülebilir. Bu nedenle cildi antioksidan dolu içeriklerle beslemek hem serbest radikallerin neden olduğu bu yıkımı düzeltmek, hem de kolajen ve elastin sentezini arttırarak cildi sıkılaştırmak, kırışıklıklardan kurtulmak için son derece önemlidir.Antioksidanlar cilt ile serbest radikaller arasında bir tampon bölge oluşturarak cildi zararlı etkilere karşı korurlar. Ayrıca antioksidanlar cildin kendi kendini iyileştirme ve artık vücut için yararlı olmayan okside olmuş hücreleri yok etme yeteneğini canlandırmaya yardımcı olur, bu nedenle antioksidanlar yıllardır “gençlik kaynağı” olarak görülmektedir.)

Elastin liflerinin bozulmasını engeller.
(Elastin, cilde esneklik ve kuvvet verir. Cildimizi yaşlandıran en önemli çevresel faktörün zararlı güneş ışınları. Üstelik kar taneleri güneş ışınları Bunun nedeni ise zararlı UVA ve UVB ışınları nedeniyle cildimize destek sağlayan elastin ve kollajen yapısının bozulması. Elastikiyetin korunması ve artırılması genç görünümlü bir cilt için olmazsa olmaz.)

Cilt sıkılığını 2 hafta sonra% 42 ve 12 hafta sonra% 89 önemli ölçüde iyileştirin

12 hafta sonra Crow'un ayaklarındaki ince çizgileri / kırışıklıkları önemli ölçüde% 18 azaltın

12 hafta sonra kızarıklığı% 9 azaltın